Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"TALEF" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Vahşi canavarların yavrusu. * Keçi bağladıkları ip parçası.
Karışmak.
Vecih, yüz. Çehre. * Görünüş. Görüşmek. * Güzellik. * Görmek. * Bir şeye çok rağbet etmek.
Yeniden evleniyorlarmış gibi kadının rızası ile tekrar nikâh edilmedikçe geri alınamayacağı talâk. Kadın istemiyorsa erkek zorla alamaz. ...
İltifat etmek. Bir iyilik yaparak gönül almak. Yumuşatmak.
Doğan. Tulu' eden. * Kısmet, kader, baht. * Nişangâhın arkasına düşen ok. * Yeni hilâl.
Çiğ, kırağı. İnce yağan yağmur, çisinti. Şebnem. * Helâk etmek, iptal. * Güzel, lâtif şey. * Şiddet.
f. İstekli, talebli, arzulu.
(C.: Tulleb-Tullâb-Talebe) İsteyen, istekli. * Talebe, öğrenci.
Yüksek dinî ilimleri okuyan talebe. (Bak: Âlem-i berzah)(İmam-ı Şâfiî (K.S.) gibi büyük zâtlar: "Talebe-i ulûmun hattâ uykusu dahi i...