Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"TALAN" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Vahşi canavarların yavrusu. * Keçi bağladıkları ip parçası.
Boşamak. Boşanmak. * Bağlı olan bir şeyi çözmek, ayırmak. * Nikâhlı karısını bırakmak.
f. Yağmacı, talancı, çapulcu.
(C.: Tulleb-Tullâb-Talebe) İsteyen, istekli. * Talebe, öğrenci.
(Lezâ. dan) Alevlendirme veya alevlendirilme.
(Tavl. dan) "Uzun olsun" mânâsındadır.
Çiğ, kırağı. İnce yağan yağmur, çisinti. Şebnem. * Helâk etmek, iptal. * Güzel, lâtif şey. * Şiddet.
Tomurcuk. * Miktar. Kadar. * Çiçeklerin üremelerine sebep olan sarı tozları.
Bulaştırma, bulaşık etme.
(R.A.) : Aşere-i mübeşşeredendir. Çok muharebelere iştirak etti, fedakârlığı büyüktü. Peygamberimiz (A.S.M.) ile muharebede iken kılıç da...