ruhsat ne demek? ruhsat kelimesinin anlamı nedir?

  •   (C.: Ruhas-Ruhsat) İzin, müsaade.

  •   Genişlik.

  •  Kolaylık.

  •  Fık: Kulların özürlerine mebni, kendilerine bir suhulet ve müsaade olmak üzere, ikinci derecede meşru' kılınan şeydir. Sefer halinde Ramazan-ı Şerif orucunun tutulmaması gibi. Vuku' bulan ikraha mebni, birisinin malını itlaf etmek de bu kabildendir ki, bu halde bu itlaf hakkında bir ruhsat-ı şer'iyye bulunmuş olur. Bir hâdisede, azîmet ile ruhsat içtima' edince, azîmet tarikını iltizam etmek, bir takva nişanesi sayılır. (Bak: Azîmet)

  •   (Ruhsat. C.) Ruhsatlar, müsaadeler, izinler.

Benzer Kelimeler

  •  ruh-bahş

    f. Ruh veren, ruh bahşeden.

  •  ruhum

    Esirgemek, korumak, rahmet.

  •  ruhlet

    Göçüp giden kimseler.

  •  ruhsatiyye

    San'at veya ticaret için verilen izin kâğıdı.

  •  ruhban

    Korkmak, çekinmek, yılmak. * Rahib, Hristiyan din adamı. (Bak: Rehbaniyyet)(Hâsıl-ı kelâm; biz Kur'an şâkirdleri olan Müslümanlar, bürhan...

  •  ruhsatname

    f. İzin kağıdı.

  •  ruhaniyyet

    Yalnız ruhtan ibaret olan şeyin hali. Ölmüş bir kimsenin devam etmekte olan ruhi kuvveti. * Ruhanilik.

  •  ruh-u revan

    Ruhun zuhuru. Ruhun ferahlığı. Ruhun akışı.

  •  ruhud

    Etli, besili, şişman, semiz. (Müe: Ruhude)

  •  ruhbaniyet

    (Bak: Rehb, Rehbaniyet)

"RUHSAT" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.

Yorumlarınız yayınlanmadan önce kontrolden geçirilecek ve uygunsuz bulunan yorumların onayına müsade edilmeyecektir.