kef ne demek? kef kelimesinin anlamı nedir?

  •   Elin iç tarafı. Avuç.

  •  Ayağın altı, tabanı.

  •  Avuç dolusu.

  •   f. Köpük.

Benzer Kelimeler

  •  kefit

    Seri yürüyüş, hızlı yürüyüş. * Kuvvet.

  •  kefalet-i binnefs

    Birinin şahsına kefil olma.

  •  keffaret-i halk

    Hac için ihrama girip de bir özre mebni saçlarını vaktinden evvel traş ettiren kimsenin tutacağı üç günlük oruçtan ibârettir.

  •  kefenpuş

    f. Kefene sarılmış. Kefenlenmiş.

  •  keffaret-i yemin

    Yaptığı bir yemine sadık kalmayıp bozan bir müslümana lâzım gelen keffâret demektir ki: Muktedir ise, müslim veya gayr-i müslim bir köle ...

  •  keffaret-üz zünub

    Günahların keffareti. Mü'min insanların çeşitli hastalık ve musibetlerine denir. Çünkü günahlarından afvına vesile olabilir. (Huk. İslâmi...

  •  kefgir

    f. Köpük tutan. * Kevgir, delikli kap.

  •  kefil bi-t-teslim

    Bir malın teslimine kefil olan kimse.

  •  kefaf

    Ancak yaşayabilecek kadar olan rızık. * Misil, miktar. * Berâberlik.

  •  kefi

    Nazir, misil, benzer, denk, eş.

"KEF" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.

Yorumlarınız yayınlanmadan önce kontrolden geçirilecek ve uygunsuz bulunan yorumların onayına müsade edilmeyecektir.