Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"KASABE" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
f. Kâseci, kâse yapan.
Kulağının dörtte biri kesik olan koyun veya deve.
Haber vermek. Hikâye etmek, anlatmak. * Tetebbu' etmek. * Tıb: Göğüs kemiği. Göğüs ortası.
Putları kıran. (Hz. İbrahim'in A.S. lâkabıdır)
Mısırda dokunmuş keten bezi.
Kazanç sahibi. Kazanmak için çalışan. Kesbeden. Marifet için çalışan.
Bir işi bile bile yapmak. * İsteyerek. Niyet ederek. * Niyet. Tasavvur. * İstikamet. Yolu doğru olmak.
Hayvanlara vermek için vaktinden evvel biçilen yeşil ot. * Kesilmiş nesne.
(Hi: 851-923) (İmam-ı Ahmed İbn-i Muhammed) Büyük Şafiî âlimlerindendir. Çok eser yazmıştır. En meşhur eseri Mevahib-ül Ledüniyye'dir. Mı...
(C: Kasr-Kasarât) Boyun kökü. * Yoğun ağaç. * Gemilerin baş ve arka taraflarında güverteden daha yüksek yapılan güverte.