kasas ne demek? kasas kelimesinin anlamı nedir?

  •   Arslan.

  •   Haber vermek. Hikâye etmek, anlatmak.

  •  Tetebbu' etmek.

  •   Tıb: Göğüs kemiği. Göğüs ortası.

Benzer Kelimeler

  •  kasvere

    Yaşça büyük olmak. * şecaatli, kuvvetli. * Aslan. * Bir nebat ismi.

  •  kase-bend

    f. Çatlamış, kırılmış. * Kâse gibi şeyleri tamir eden kimse.

  •  kasta'

    Ayaklarının siniri büzülüp kurumuş olan deve.

  •  kasfe

    (C.: Kasf-Kasefât) Deve sesi. * Merdiven ayağı. * Bir parça kum yığını.

  •  kase-lis

    (Kâselis) f. Çanak yalayıcı. Çok yiyen, obur. Hırslı. * Dalkavukluk. Alçak huylu kimse. * Dilenci.

  •  kasdi

    İstiyerek, kastederek, niyetle ve bile bile yapılan.

  •  kaside-i bürde

    Hazret-i Peygamber (A.S.M.) önünde meşhur Arab Şâiri Ka'b bin Züheyr'in okuduğu kasidenin adı olup, bu kasideyi Peygamber Aleyhissalâtü v...

  •  kaside

    (C.: Kasâid) Onbeş beyitten az olmamak üzere, her beyit kafiyeli olarak, büyük kimseleri veya herhangi bir şeyi medh ü senâ eden, öven ma...

  •  kasr-ı salat

    Seferde olan bir kimsenin, dört rekâtlı farz namazları ikişer rekât kılması. Namazı kısaltmak.

  •  kasiyy (kısiyy)

    Soğuk gece. * Kas adı verilen mahâlde yapılan ibrişimli bir elbise.

"KASAS" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.

Yorumlarınız yayınlanmadan önce kontrolden geçirilecek ve uygunsuz bulunan yorumların onayına müsade edilmeyecektir.