Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"KASAS" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Yaşça büyük olmak. * şecaatli, kuvvetli. * Aslan. * Bir nebat ismi.
f. Çatlamış, kırılmış. * Kâse gibi şeyleri tamir eden kimse.
Ayaklarının siniri büzülüp kurumuş olan deve.
(C.: Kasf-Kasefât) Deve sesi. * Merdiven ayağı. * Bir parça kum yığını.
(Kâselis) f. Çanak yalayıcı. Çok yiyen, obur. Hırslı. * Dalkavukluk. Alçak huylu kimse. * Dilenci.
İstiyerek, kastederek, niyetle ve bile bile yapılan.
Hazret-i Peygamber (A.S.M.) önünde meşhur Arab Şâiri Ka'b bin Züheyr'in okuduğu kasidenin adı olup, bu kasideyi Peygamber Aleyhissalâtü v...
(C.: Kasâid) Onbeş beyitten az olmamak üzere, her beyit kafiyeli olarak, büyük kimseleri veya herhangi bir şeyi medh ü senâ eden, öven ma...
Seferde olan bir kimsenin, dört rekâtlı farz namazları ikişer rekât kılması. Namazı kısaltmak.
Soğuk gece. * Kas adı verilen mahâlde yapılan ibrişimli bir elbise.