Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"FİRBAR" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Göğsü geniş, etli kimse.
f. Gönlü aldanmış.
Genişlik, vüs'at. * İki ayağının arasını ayırıp genişletmek.
Fık: Cariyenin firaşı. (Bununla neseb sâbit olur) (O.T.D.S.)
(C: Firâs) hayız bezi.
Hat, minyatür, tezhib gibi güzel san'atlarda kullanılan bir kâğıt cinsi.
Zihin uyanıklığı. Bir şeyi çabukça anlayış kabiliyeti. Bir kimsenin ahlâk ve istidadını yüzünden anlamak. Firasetin bir nev'i, sebebini a...
Kur'an-ı Kerim'e ve Sünnet-i Seniyeye sıkı sıkıya bağlı olup Ehl-i Sünnet ve Cemaat yolundan ayrılmayan müslümanlar. Bunlar kıyamete kada...
Döşek. Yatak. Yere serilen şey. Minder. şilte.
Askerî fırka, tümen.