Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"FİRUZE-RİVAK" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Ön Asya'nın en büyük nehridir. Diyadin civarında çıkar, Anadolu'nun doğu taraflarına kadar gelip Mezopotamya'yı dolaştıktan sonra Irak'ta...
Said, hurrem, saadetli, uğurlu, muzaffer, mansur.
(Bak: Fursat)
Hat, minyatür, tezhib gibi güzel san'atlarda kullanılan bir kâğıt cinsi.
f. Kapılmış, aldanmış.
Fık: Nikâh ve mülk-i yemine müstenid bulunan istifraş. Mülk-i yemin, bir kimsenin temellükünde bulunan cariye demektir. Binaenaleyh bu ik...
Zihin uyanıklığı. Bir şeyi çabukça anlayış kabiliyeti. Bir kimsenin ahlâk ve istidadını yüzünden anlamak. Firasetin bir nev'i, sebebini a...
f. Firavunluk. Firavun ile ilgili.
Sır saklamayan kişi.
Şiddetli rüzgârla denizin dalgalanıp karışması. * Rüzgârın çok şiddetli esmesi.