firaz ne demek? firaz kelimesinin anlamı nedir?

  •   Ayrılmak.

  •   f. Yukarı, yüksek.

  •  Çıkış, yokuş.

  •  Kaldıran, yükselten, yücelten.

  •   Geniş, vâsi.

  •  Irmak ağzı.

  •  Sokak ağzı.

  •  Elbise.

Benzer Kelimeler

  •  firk

    Koyun sürüsü. * Parça.

  •  firaş-ı kavi

    Fık: Evli kadının firaşı mânâsına gelir bir tabirdir. (Bununla bilâdavet neseb sabit olup, nefy ile neseb nefy olunmayıp, lâkin laan ile ...

  •  firuze

    Nişabur'da çıkan açık mavi renkli ve kıymetli bir taş.

  •  fırka-i naciye

    Kur'an-ı Kerim'e ve Sünnet-i Seniyeye sıkı sıkıya bağlı olup Ehl-i Sünnet ve Cemaat yolundan ayrılmayan müslümanlar. Bunlar kıyamete kada...

  •  firuz abadi

    (Mecdüddin Muhammed) (Hi: 729 - 817) İran'ın Şiraz Eyâletinde Firuzâbad isimli beldenin Kâzrun kasabasında doğmuştur. Büyük âlimlerdendir...

  •  fırak-ı dalle

    Dalâlete gitmiş fırkalar. Dalâlette kalmış cemaatler.

  •  firkateyn

    Buharın icadından evvel kullanılan harp gemilerindendir. Bu gemiler, güvertelerinin altında bir batarya topu hâvi olup hızlı giderlerdi. ...

  •  firaset

    Zihin uyanıklığı. Bir şeyi çabukça anlayış kabiliyeti. Bir kimsenin ahlâk ve istidadını yüzünden anlamak. Firasetin bir nev'i, sebebini a...

  •  firzel

    Demircilerin demir kestikleri alet. Kayıt.

  •  firs

    Bir nevi ot.

"FİRAZ" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.

Yorumlarınız yayınlanmadan önce kontrolden geçirilecek ve uygunsuz bulunan yorumların onayına müsade edilmeyecektir.