firaz ne demek? firaz kelimesinin anlamı nedir?

  •   Ayrılmak.

  •   f. Yukarı, yüksek.

  •  Çıkış, yokuş.

  •  Kaldıran, yükselten, yücelten.

  •   Geniş, vâsi.

  •  Irmak ağzı.

  •  Sokak ağzı.

  •  Elbise.

Benzer Kelimeler

  •  fırat

    Ön Asya'nın en büyük nehridir. Diyadin civarında çıkar, Anadolu'nun doğu taraflarına kadar gelip Mezopotamya'yı dolaştıktan sonra Irak'ta...

  •  firnas (füranis)

    (C: Ferânis) Boynu kalın arslan. * Köylü reisi.

  •  firma

    ing. Tescil edilmiş ticarî müessese.

  •  firuze

    Nişabur'da çıkan açık mavi renkli ve kıymetli bir taş.

  •  firzel

    Demircilerin demir kestikleri alet. Kayıt.

  •  firas

    Çok fazla kırmızı nesne.

  •  firşat(a)

    Genişlik, vüs'at. * İki ayağının arasını ayırıp genişletmek.

  •  firuz

    Said, hurrem, saadetli, uğurlu, muzaffer, mansur.

  •  fırak-ı dalle

    Dalâlete gitmiş fırkalar. Dalâlette kalmış cemaatler.

  •  firifte

    f. Kandırılmış, aldanmış, aldatılmış.

"FİRAZ" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.

Yorumlarınız yayınlanmadan önce kontrolden geçirilecek ve uygunsuz bulunan yorumların onayına müsade edilmeyecektir.