fass ne demek? fass kelimesinin anlamı nedir?

  •   Yüzük taşı.

  •  Kemiğin oynak yeri.

  •  Meyve içi. Lüb.

  •   Kitabın bend ve mebhası.

  •  Mektup ve emsâlinin mühürünü açmak.

  •  Mc: Gözbebeği.

Benzer Kelimeler

  •  fasl-ı hazan

    Sonbahar, güz.

  •  fassal

    Dedikoducu. Herkesin kusurunu sayıp döken. * İnsanları medh ü sena eden kimse.

  •  fasd

    Kan alma, hacamet. * Damar kesmek.

  •  fasihane

    f. Fasahatli, fasih olana yakışır tarzda. Açıklıkla.

  •  fasık-ı mahrum

    Günah işlemeye hazır olduğu halde fırsat bulamayan.

  •  fasid daire

    Man: A yı B ile, B yi A ile ispat etmek. Bir düşünceyi isbat etmek için isbat edilmemiş başka bir düşünceyi delil olarak kullanmak ve bun...

  •  fasid(e)

    Bozguncu. * Doğru olmayan. Bozuk. Müfsid. * Yanlış olan. * Fık: Aslen sahih olup, vasfen sahih olmayan. Yani, kendi nefsinde meşru' iken ...

  •  fasahat

    Doğru ve düzgün söyleyiş. Açık ve güzel ifadeli konuşma.Fasâhat: Sözün; lâfız, mâna ve âhenk itibariyle kusursuz olmasıdır. Diğer tâbirle...

  •  fasal

    Ek. Bilek.

  •  fassad

    (Fasd. dan) Kan alıcı, kan alan. * Cerrah.

"FASS" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.

Yorumlarınız yayınlanmadan önce kontrolden geçirilecek ve uygunsuz bulunan yorumların onayına müsade edilmeyecektir.