farıkat ne demek? farıkat kelimesinin anlamı nedir?

  •   Farkedenler, ayıranlar, farkediciler.

Benzer Kelimeler

  •  farig

    İşini bitirmiş, boş kalmış, alâkasını kesmiş, rahat, vazgeçmiş, çekilmiş. * Fık: Tasarrufu altında olan mülkün kullanma ve tasarruf hakkı...

  •  fari'

    Yüce nesne.

  •  farz-ı kifaye

    Bir kısım müslümanların yapması ile diğerlerinin günahtan kurtuldukları farz. Cenâze namazı kılmak gibi.

  •  farıt

    Geçmiş, önceki, önde bulunan. Sâbık, mukaddem.

  •  farazi

    (Bak: Farzî)

  •  fark

    Ayrılık, başkalık. Ayırma, ayrılma, seçilme, * Başın tepesi, baştaki saçın ikiye ayrıldığı yer.

  •  faraza

    (Esası: Farzâ) Meselâ, öyle sayalım ki, farzedelim ki, ola ki, tutalım ki.

  •  far'

    Budak ve ağaç başı. * Her şeyin alâsı. İyisi. * Her kavmin şereflisi.

  •  farat

    Öne çıkan, geçen. * Issız yerlerde konan nişan ve işaret. * Kervan halkından önce su yerine varıp sakalık eden kimse.

  •  farih

    (C: Fevârih-Füreh) Gayretli davar. * Akıllı kişi.

"FÂRIKAT" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.

Yorumlarınız yayınlanmadan önce kontrolden geçirilecek ve uygunsuz bulunan yorumların onayına müsade edilmeyecektir.