Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"FARYAB" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Bir kimseyi bir vazifeye tayin etmek veya maaş bağlamak. Bir kimsenin kendi nefsine âid iken başkasına hibe ettiği muayyen bir şey. (Bunu...
(Bak: Ferkadan)
Diyelim ki, farzedelim ki, öyle kabul edelim ki, ola ki.
(Feraşe. den galat) Süprüntüleri toplamağa ait kulplu kutu, kürekçik. Süpürge. (Bak: Ferraş)
Hafif meşreblik. Gürültülü. Gürültüye boğmak. * Akılsızlık.
(Fârıka) Tefrik eden, farkeden, ayıran. Ayrılmasına, farkolunmasına sebeb olan alâmet.
Yüce nesne.
(C.: Farziyyât) Bazılarına göre kabul edilir sayılan. Mevhum ve itibarî olan. Aslı isbat edilmemiş hüküm.
(Esası: Farzâ) Meselâ, öyle sayalım ki, farzedelim ki, ola ki, tutalım ki.
Geçmiş, önceki, önde bulunan. Sâbık, mukaddem.