58.000'den fazla kelime ile en kapsamlı Osmanlıca Türkçe sözlük
Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
faraziye ne demek? faraziye kelimesinin anlamı nedir?
(Fr: Hipotez) Var sayma, kabul. Bir hâdiseyi, bir olayı
açıklamak, bir düşünceyi isbat etmek için isbatı yapılmamış
başka düşünceleri dayanak olarak alma. Müsbet ilimlerde
araştırmanın bir merhalesini meydana getirir. İncelenen
hâdiseyi açıklaması muhtemel olan faraziyeler düşünülür.
Faraziyenin doğruluğu hakkında bundan çıkarılacak mantıkî
düşünceler belirlenir, bu sonuçların hakikatta var olup
olmadığı görme ve deneme yoluyla kontrol edilir. Buna da
tahkik (doğrulama) denir. Netice doğrulanırsa faraziyenin
doğruluğu isbatlanmış olur ve faraziye kanunlaşır.Bazı
cahiller, ilimde tahkik edilmemiş faraziyeleri doğru hüküm
zanneder. Faraziyenin doğruluğu hakkında ileri sürülen
fikirleri de isbat zanneder. Oysa bu isbat değil, iddiadır.
Doğruluğun müşahede ve deneme ile isbatlanması gerekir.
Müsbet ilimlerde durum budur.
Benzer Kelimeler
Yapılması mutlaka boynumuza borç olan vazife.
İşini bitirmiş, boş kalmış, alâkasını kesmiş, rahat, vazgeçmiş, çekilmiş. * Fık: Tasarrufu altında olan mülkün kullanma ve tasarruf hakkı...
Ayrılık, başkalık. Ayırma, ayrılma, seçilme, * Başın tepesi, baştaki saçın ikiye ayrıldığı yer.
Farzedelim ki, kabul edelim ki, diyelim ki. * Farz olarak. Farziyyeti kabul edilerek.
Bir kimseyi bir vazifeye tayin etmek veya maaş bağlamak. Bir kimsenin kendi nefsine âid iken başkasına hibe ettiği muayyen bir şey. (Bunu...
Öne çıkan, geçen. * Issız yerlerde konan nişan ve işaret. * Kervan halkından önce su yerine varıp sakalık eden kimse.
f. Dere ve ırmak suyu ile sulanan yer. * Eski Horasan'da Belh'e yakın bir şehrin adı.
Yaşlı.
Muhabbet ve sevgide aşırılık.
Acemce, Farsça. İran'la alâkalı ve ona müteallik. İran dili veya halkı ile alâkalı olan.