Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"DELALET-İ ZÂTİYE" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Tekaddüm etmek, ileri geçmek. Önde bulunmak.
yun. Nehirlerin taşıdığı toprakların (alüvyonları) akarsuyun, denize veya göle döküldüğü yerde yığılmasıyla meydana gelen kısım.
Açık olarak zâhirde görünen deliller. Maddi deliller.
Vurmak, darb.
Kılavuz. Doğru yolu gösteren. Meçhûlü keşfetmekte ve malumun sıhhatını isbat etmekte vasıta ve âlet ittihaz olunan husus. * Beyyine. Bürha...
Akıl yolu ile bulunan delil. Nakil yolu ile olmadan, düşünülerek bulunan delil.
(C.: Delâ) Kova.
Nakil yolu ile gelen deliller. (Bak: Delil-i naklî)
Eski mantıkta Vahdaniyyet-i İlâhiyyeyi ve teselsülün muhaliyyetini isbat bahislerinde geçen delillerdendir.
İlân edici. Yüksek sesle bildiren. * Müşterileri çeken. Davet eden. * Hakka davet eden.