Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"CEBE-PÛŞ" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Çıkık veya kırık olan bir uzva sarılan tahtalar.
Kuyu içinden çıkan toprak ki, etrafına öbek öbek dökerler.
f. Alın sürücü, alın süren.
Sağlam yer. Muhkem. * Yeryüzü. * Katı ve galiz yer.
Üstünde birşey düzeltilen ağaç.
Korkaklık, ürkeklik. Korkulmayacak şeylerden bile korkmak. (Bak: Sırat-ı müstakim)
Kemik sarmakta kullanılan ağaç. * Tahta parçaları.
(C.: Cebeât) Kızıl mantar.* (C.: Ecbu) Nakir dedikleri ağzı dar kap ki, içine su koyarlar. * Tehir etmek, sonraya bırakmak.
(Cebril, Cibril) Cenab-ı Hakk'ın emirlerini Peygamberlere (A.S.) bildiren büyük melek. Peygamberimiz Resul-i Ekrem'e (A.S.M.) Kur'ân-ı Azi...
Kaybedilen bir şeyin yerine başka bir şey bularak, onunla avunma.