BÜYÜK LÜGAT
- OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK
Menü
Menü
ANASAYFA
İLETİŞİM
58.000'den fazla kelime ile en kapsamlı Osmanlıca Türkçe sözlük
Osmanlıca Kelime Ara
Türkçe Kelime Ara
Ara
Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
cebrail
ne demek?
cebrail
kelimesinin anlamı nedir?
(Cebril, Cibril) Cenab-ı Hakk'ın emirlerini Peygamberlere (A.S.) bildiren büyük melek. Peygamberimiz Resul-i Ekrem'e (A.S.M.) Kur'ân-ı Azimüşşân'ı vahiyle getiren melek (A.S.).
Benzer Kelimeler
ceb'
(C.: Cebeât) Kızıl mantar.* (C.: Ecbu) Nakir dedikleri ağzı dar kap ki, içine su koyarlar. * Tehir etmek, sonraya bırakmak.
cebb
Bir kimsenin zekerini ve hayasını kesip hadım etmek. * Devenin hörgücünü kesmek.* Kökünden kesmek.
cebelistan
f. Dağlık, dağlık yer.
cebel
Dağ, yüksek tepe. * Mc: Bir kavmin meşhuru ve büyüğü, âlim ve fâzıl kimse.
cebin
(Cebân) Korkak. Cesaretsiz. * Alın.
cebir
Zabtetmek. Zor. Kuvvet. * Bir şeyi ıslah ve tamir etmek, düzeltmek. * Bâtıl bir fırka. * Mat: Harflerle yapılan hesab. * Tıb: Fevkalâde am...
cebr-i noksan
Noksanı tamamlama, eksiği ikmâl etme.
cebr-i mafat
Kaybedilen bir şeyin yerine başka bir şey bularak, onunla avunma.
cebe-püş
f. Zırh giyen.
cebabire
Cebrediciler. Mütekebbirler. Zâlimler.
Yorumlar
Yorum Yaz
cebrail
Ad Soyad
Yorum (*)
Yorumlarınız yayınlanmadan önce kontrolden geçirilecek ve uygunsuz bulunan yorumların onayına müsade edilmeyecektir.
Benzer Kelimeler
(C.: Cebeât) Kızıl mantar.* (C.: Ecbu) Nakir dedikleri ağzı dar kap ki, içine su koyarlar. * Tehir etmek, sonraya bırakmak.
Bir kimsenin zekerini ve hayasını kesip hadım etmek. * Devenin hörgücünü kesmek.* Kökünden kesmek.
f. Dağlık, dağlık yer.
Dağ, yüksek tepe. * Mc: Bir kavmin meşhuru ve büyüğü, âlim ve fâzıl kimse.
(Cebân) Korkak. Cesaretsiz. * Alın.
Zabtetmek. Zor. Kuvvet. * Bir şeyi ıslah ve tamir etmek, düzeltmek. * Bâtıl bir fırka. * Mat: Harflerle yapılan hesab. * Tıb: Fevkalâde am...
Noksanı tamamlama, eksiği ikmâl etme.
Kaybedilen bir şeyin yerine başka bir şey bularak, onunla avunma.
f. Zırh giyen.
Cebrediciler. Mütekebbirler. Zâlimler.