Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"BELAK" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Kişi nefsini yere vurmak.
(C.: Belâbil) Vesvese vermek, gamkin etmek, kuruntu vermek.
f. Bir nevi haşhaş. * Yabani soğan. Dağ soğanı, sarmısak.
Bir gözüne sürme çekip, diğer gözünü unutan ve gömleğini ters giyen akılsız kadın.
f. Belaya uğramış, başına musibet gelmiş olan.
(El-beled) Kur'an-ı Kerim'de 90. sure olup Mekke-i Mükerreme'de nazil olmuştur.
f. Belâ görmüş, belâya çatmış.
Belâgata süs veren. Süslü ve belâgatlı konuşan.
Hitâbettiği kimselere göre uygun, tam yerinde, düzgün ve hakikatlı güzel söz söyleme san'atı. Muktezâ-yı hâle mutâbık söz söylemek. * Belâ...
Akılsız ve ahmak kimse ki, ne ettiğini bilmez.