Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"BELBÛS" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Yaş etmek. Islatmak. * Ulaştırmak. * Hastanın sağlamlaşması.
f. Çıkıntı. Duvardan dışarı doğru çıkan direğin ucu.
Akılsız ve ahmak kimse ki, ne ettiğini bilmez.
f. Belâ çeken. Sıkıntı içinde olan.
Lokmanın yutulması.
f. Nakışsız, sade kostüm.
Süleyman (A.S.) zamanında, Yemen'de Sebe şehrinde hükümet süren Himyerîlerden bir melikedir. Süleyman (A.S.) bunu Filistin'e çağırdı, geld...
(Belde. C.) Beldeler. Memleketler.
(Belvâ) Dert, çile. Musibet. Zahmet. * İmtihan, tecrübe.
Fr. Telefon hatlarıyla fotoğraf, şekil ve yazıyı uzak mesafeye nakleden cihaz.