Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"ABES" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Sulu, su dolu olan şeyler. * Çıban. * Civa. (Hg).
(Abs. den) Çehresini çattı, sureti kerih oldu (meâlinde).
Ahmak kimse.
(C.: Abekât) Tâne, az şey. * Tuluk içinde kalan yağ bakiyyesi. * Ekmek parçası. * Yılan başı dedikleri ufacık akça boncuk.
(C.: Abâl) Yassı ve enli yaprak.
Hayâ etmek. Arlanmak. * Hışım etmek, kızmak. * Uyuz hastalığı.
(Abes. C.) Faydasız ve boş şeyler.
Fesliğen. * Şiddetli emir. Şer ve mekruh nesne. * Bir dikenli ağaç.
Kâinatın ve hâdiselerin başı boş, faydasız ve gayesiz, kendi kendine, Haliksız olduğuna inanmak isteyen bâtıl yoldaki felsefeciler. Zamanı...
İşaret, alamet. * Cemaat, topluluk.