zeval ne demek? zeval kelimesinin anlamı nedir?

  •   Zâil olma, sona erme.

  •  Gitmek. Yerinden ayrılıp gitmek.

  •  Güneşin tam ortada gibi, baş ucunda bulunduğu zaman.

  •  Güneşin nısf-ı nehar dairesinden batmaya doğru dönmesi. Seyrinin sonuna yaklaşması.(Gafletten kurtulan evvelki adam, o şedit şefkatin elemine karşı ulvi bir tiryak bulur ki; acıdığı bütün zihayatların mevt ve zevâlinde bir Zât-ı Bâki'nin bâki esmasının daimî cilvelerini temsil eden âyine-i ervahları bâki görür; şefkatı, bir sürura inkılâb eder. Hem zevâl ve fenâya mâruz bütün güzel mahlukatın arkasında bir cemâl-i münezzeh ve hüsn-ü mukaddes ihsas eden bir nakış ve tahsin ve san'at ve tezyin ve ihsan ve tenvir-i dâimîyi görür. O zevâl ve fenâyı, tezyid-i hüsün ve tecdid-i lezzet ve teşhir-i san'at için bir tazelendirmek şeklinde görüp lezzetini ve şevkini ve hayretini ziyadeleştirir. M.)

Benzer Kelimeler

  •  zevi-l ukul

    Akıl sahipleri. Aklı olanlar. * Tas: Halkı zâhiren, Hakkı bâtınen görenler.

  •  zevk-bahş

    f. Zevk veren, eğlendiren, neşelendiren. * Meşhur bir cins lâle.

  •  zevrak

    Kayık, sandal. * Mekke'de yapılan ve içine zemzem koymaya mahsus olan kap, ibrik.

  •  zevzat

    Doğurmak. * Sür'atle gitmek. * Reddedip uzaklaştırmak.

  •  zevt

    Boğmak.

  •  zevata

    İki zat. * İki sahib. * Çift.

  •  zevciyyet

    Kocalık, karılık. Eşlik. Karı ve koca oluş.

  •  zevc

    Çift. İki şeyden meydana gelen. * Sınıf, cins, nev'. * Karı ve kocanın herbiri. * Koca, eş.

  •  zevra'

    Bağdat. * Dicle nehri. * Eğri ve eğilmiş nesne. Yay. * Derin kuyu. * Uzak yer.

  •  zevk-yab

    f. Lezzet alan, zevklenen.

"ZEVAL" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.

Yorumlarınız yayınlanmadan önce kontrolden geçirilecek ve uygunsuz bulunan yorumların onayına müsade edilmeyecektir.