Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"ZELL" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Hakirlik, horluk, zelillik, alçaklık.
Okuyanın yanılması. Namaz içinde, kırâat esnasındaki yapılan yanlışlık.
Başı yumuşak. Dayanıklı. Sabırlı, tahammüllü.
Düşük oğlan, sakat çocuk.
Kıyamet sarsıntısı. Kıyamet kopması ânında meydana gelecek olan çok müthiş zelzele.
Burnun küçük ve ucunun, gerisine eşit olması. (O burun sahibine "ezlef" derler) (Müe: Zülefâ)
(Zülzâl) Sarsıntı. Zelzele. Deprem. Sarsılma. (Bak: Zilzal)
(C.: Zulef) Pâk ve ruşen nesne, parlak ve temiz cisim. * Kaypak, düz yer.
(C.: Zelahlahât) Büyük çanak. * Aceleci ve uzun boylu adam. * Derin olmayan ırmak.
Sürçüp düşen. * Yanılan.