Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"ZAHİRE" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Hışım ve gadap etmek, öfkelenmek, kızmak. * Kovmak, def'etmek.
(C.: Zuhuf) Ayaklarını sürüyerek yürüme. Sürünerek yürüme. * (Çocuk) emekleme. * Askerin, düşmana karşı emekliyerek ilerlemesi.
Hastalıktan dolayı tilkinin tüyü dökülüp derisi açılması.
(Bak: Zâhid)
(Zâhiriyye) Görünüşte olduğu gibi. Zâhire âit ve müteallik. Asıl ve hakiki olmayan. * Zâhiriyyun mezhebine âit olan. (Bak: Zâhir)
Görünüşe göre. Meydanda olduğu gibi. Göründüğü gibi.
Görünüşe göre hükmedenler. İç yüzünü, hakikatını iyi bilmeyenler. Ehl-i zâhir olanlar. * İlm-i Kelâm'da: Nassların zâhir mânalarına göre ...
Ev eşyası.
(C.: Zevâhir) Parlak.
(Zehâb. dan) Giden, gidici. * Bir zanna kapılan. Bir fikre uyan.