vazife ne demek? vazife kelimesinin anlamı nedir?

  •   Bir kimsenin yapmaya mecbur olduğu iş. Yapılması birisine havale edilen şey. Kıymet verilen iş.

  •   Ücret.(Tarîk-ı Hakta çalışan ve mücahede edenler, yalnız kendi vazifelerini düşünmek lâzım gelirken, Cenab-ı Hakk'a aid vazifeyi düşünüp, harekâtını ona bina ederek hataya düşerler.Meşhurdur ki: Bir zaman İslâm kahramanlarından ve Cengiz'in ordusunu müteaddit defa mağlup eden Celâleddin-i Harzemşah harbe giderken, vüzerası ve etbaı ona demişler: "Sen muzaffer olacaksın; Cenab-ı Hak seni galip edecek." O demiş." Ben Allah'ın emriyle cihad yolunda hareket etmeye vazifedarım, Cenab-ı Hakk'ın vazifesine karışmam; muzaffer etmek veya mağlub etmek onun vazifesidir." İşte o zât bu sırr-ı teslimiyeti anlamasıyla hârika bir surette çok defa muzaffer olmuştur.Üstad-ı Mutlak, Mukteda-yı Küll, Rehber-i Ekmel olan Resul-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm $ olan ferman-ı İlâhîyi kendine rehber-i mutlak ederek, insanların çekilmesiyle ve dinlememesiyle daha ziyade sa'y-ü gayret ve ciddiyetle tebliğ etmiş. Çünki $ sırrıyla anlamış ki: İnsanlara dinlettirmek ve hidayet vermek, Cenab-ı Hakk'ın vazifesidir. Cenab-ı Hakk'ın vazifesine karışmazdı. L.)

Benzer Kelimeler

  •  vazifeten

    Vazife ile, vazife olarak.

  •  vazi'

    (Vazîa) Alçak, deni, bayağı, âdi.

  •  vaz

    f. Terk etme, bırakma.

  •  vazifeşinas

    f. İşini dikkatle yapan. Vazifesini özenerek, severek yapan.

  •  vazıh

    Açık, ayan, âşikâr. Besbelli. Kapalı olmayan. * Edb: Vuzuhlu söz. Bir okunuşta mânâsı anlaşılacak ifâde.

  •  vazifedar

    (C.: Vazifedârân) f. Vazifeli, görevli. * Memur.

  •  vazifehar

    (C.: Vazifehârân) f. Ücret alan.

  •  vazı-ı kanun

    Kanun koyan. Kanun yerleştiren. Kanun hazırlayan.

  •  vazir

    (Vâzire) Günah işleyen. Suç işleyen.

  •  vazı'

    (Vazıa) Koyan. Yerleştiren. Vaz' eden.

"VAZİFE" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.

Yorumlarınız yayınlanmadan önce kontrolden geçirilecek ve uygunsuz bulunan yorumların onayına müsade edilmeyecektir.