Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"VAZAAT" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Doğurma.
(Vâzire) Günah işleyen. Suç işleyen.
(Vâzıh. C.) Açık ve meydanda olan şeyler.
El koymak, sahib çıkmak, tasarruf etmek.
(C.: Evza') Koyma, konulma. Bırakmak. Atlamak. Tayin etme, belirtmek. Duruş, hareket, tarz.
(Vazife. C.) Vazifeler, işler.
(C.: Vazifehârân) f. Ücret alan.
Meydanda, çok açık, belli.
Açıklık, vâzıhlık.
Vaz' ile, vaziyeti, durumu itibariyle, yerleştirmek suretiyle. * Asıl lügat mânası cihetinden.