Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"VÂSIL" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Geniş yer. * Ucuzluk. * İmaret.
(C.: Vusafâ - Vesâif) Hizmetçi, uşak.
(Vâsılîn) Hakka, hakikata, marifete ermiş kimseler. Hakka erenler. Yetişenler.
Bir şeyin vasıflarını, hâlini, şeklini veya rengini tarif etmek, anlatmak.
Yetim gibi güçsüzlerin işleri kendine vazife olarak verilen kimse.
(Vasia) Geniş, enli. Bol. Engin. Meydanlı. * Her ihtiyacı olana vergisi kâfi ve bol bol ihsan eden. İlmi cümle eşyayı muhit, rızkı bütün ...
Muhitin genişliği.
Vasıflarını sayarak medheden. Vasıflandıran. Vasıf ve beyanda ârif ve âlim olan.
Ören, örücü, dokuyan, dokuyucu.
Utanacak şey. * Vurmak. (Liyazon yapmak)