Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"VAKIYYE" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Katı yüzlü, utanmaz, hayırsız kimse. * Sağlam ve sert tırnak.
Durumdan haberli olan, işlere vâkıf bulunan.
f. Bilen kimseye yakışır surette, bilerek. Vâkıf şekilde. Anlamak ve bilmek suretiyle.
(Vikaye. den) Saklayan, koruyan, vikaye eden, esirgeyen. * Önleyici tedbir veya ilaç.
Reddetmek. * Hor ve zelil etmek.
Vuku bulmuş, olmuş, var olan mevcud bir hâdise. * Olan olmuş. * Rüya, düş. * şiddetli hâdise. * Meşakkat, musibet. * Kıyamet. * Cenk, sav...
Fahişe kısmının fahişeliğini zikrederek anlatmak. * Bedene uyuz illeti yayılması.
Odun, kömür gibi yakılacak şeyler.
Hayâsız, utanmaz, edepsiz.
Olan, düşen, konan. Mevcud ve var olan. * Geçmiş olan, geçen.