58.000'den fazla kelime ile en kapsamlı Osmanlıca Türkçe sözlük
Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
siyer-i nebi ne demek? siyer-i nebi kelimesinin anlamı nedir?
Mevzuu Hazret-i Peygamber'in (A.S.M.) hayatı, ahlâkı ve
yaşayışı olan, O'nun gaye ve cihanı irşad eden mesleğinden
bahseden kitap.(Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın
ahvâl ve evsâfı, Siyer ve Tarih suretiyle beyan edilmiş.
Fakat o evsaf ve ahvâl-i galibi, beşeriyetine bakar. Halbuki
o Zât-ı Mübarek'in şahs-ı manevîsi ve mahiyet-i kudsiyesi o
derece yüksek ve nuranidir ki; Siyer ve Tarih'te beyan
olunan evsaf, o bâlâ kamete uygun gelmiyor, o yüksek kıymete
muvâfık düşmüyor. Çünki: $ sırrınca: Hergün, hattâ şimdi de,
bütün ümmetinin ibadetleri kadar bir azim ibadet sahife-i
kemalâtına ilâve oluyor. Nihayetsiz rahmet-i İlâhiyeye,
nihayetsiz bir surette, nihayetsiz bir istidat ile mazhar
olduğu gibi, her gün hadsiz ümmetinin hadsiz duasına mazhar
oluyor. Ve şu kâinatın neticesi ve en mükemmel meyvesi ve
Hâlik-ı Kâinat'ın tercümanı ve sevgilisi olan o Zât-ı
Mübarek'in tamam-ı mahiyeti ve hakikat-ı kemalâtı, Siyer ve
Tarih'e geçen beşeri ahval ve etvâra sığışmaz. Meselâ:
Hazret-i Cebrâil ve Mikâil, iki muhafız yâver hükmünde
Gazve-i Bedir'de yanında bulunan bir Zât-ı Mübarek; çarşı
içinde, bedevi bir arabla at mübâyaasında münâzaa etmek, bir
tek şâhid olan Huzeyfe'yi şahid göstermekle görünen etvârı
içinde sığışmaz.İşte yanlış gitmemek için; her vakit
mahiyet-i beşeriyeti itibariyle işitilen evsaf-ı âdiye
içinde başını kaldırıp, hakiki mahiyetine ve mertebe-i
Risalette durmuş nurani şahsiyet-i maneviyesine bakmak
lâzımdır. Yoksa, ya hürmetsizlik eder veya şüpheye düşer.
M.)
Benzer Kelimeler
(Savm. C.) Oruçlar. (Bak: Oruç, Ramazan)
f. Kapkara yer.
f. Kara yüzlü.
Politikacılar, siyasetçiler. Devlet idaresine çalışanlar.
(Sayha. C.) Bağırmalar, çığlıklar, haykırışlar, feryadlar.
(C.: Sirân-Asvire) Misk kabı. * Sığır sürüsü.
f. Kara, esved. * Zenci.
(Siyy. C.) Birbirine denk ve eşit. Müsavi.
Siyaset icabı olan. * Siyaset adamı. * Politik.
Oruç. (Bak: Sıyam)