Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"ŞEZAT" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Kızgınlık ve hiddetten dolayı gözucuyla bakmak.
Nahiye, cânip, taraf. * Kaba ve sağlam yer.
Kokulu şeylerin şiddetle kokması.
(C.: Şezâyâ) Bir parça nesne.
Sinirin yarılması.
Şiddet. * Darlık.
Darmadağınık.
Altın mâdeninden toplanan altın ufağı. * İnci parçaları.
Ağaçtan budanan kuru odun. * Geçmek, intikal etmek. * Sınır. (Bu mânâya C.: Eşzâb)
(C.: Şezerât-Şüzur) İşlenmemiş ham altun. * Süs için asılan inci ve altun.