Allah'ın (C.C.)
rızasına erişmek için mü'minlerin birbirlerine yaptığı dua.
Mü'minler birbirleriyle karşılaştıklarında büyük küçüğe;
yürüyen durana; azlık çokluğa; hayvan veya vasıta üzerinde
olan yerde yürüyene; yüksekteki aşağıdakine "Selâmün
aleyküm" der. Selâmı alan "Ve Aleykümüsselâm ve Rahmetullâhi
ve Berekâtühu" diyerek cevap verir. Evvelâ selâm veren daha
çok sevap kazanır. Selâm vermek sünnet, almak ise farzdır.
İki cemaat birbiri ile karşılaşırsa; onlardan birisinin
selâm vermesi sünnet-i kifaye, selâm alacak taraftan
birisinin selâm alması farz-ı kifayedir.
Benzer Kelimeler
Kabuk. * Soyulmuş veya bozulmuş şey. * Tarçın yerine kullanılan bir ağacın adı.
Eski zamanda geçmiş olan.
Selâsetli. Fasih ve beliğ olan. Düzgün ve akıcı ifade.
(C.: Eslâ) Çocuğun ana karnında iken içinde bulunduğu ince deri.
(C.: Süluc) Kar.
"Selâm ve selâmet versin, kusur ve ayıptan hâli ve beri eylesin" meâlinde duâ.
Kaptan kamarası.
Geniş, açık yer.
Kahredici, galebe edici. * Susam yağı. * Kötü sözlü şerli kimse. Ağzı bozuk. * Zeytinyağı.
Nefiy ile alâkalı, nefye mensub olan.