Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"SÂMÂNSUZ" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Küçük kulaklı kadın. (Müz: Asmâ) * Kuvvetlenip olgunlaşan ot.
Hz. Musa Peygamber zamanında Yahudileri şirke sevk eden. Hz. Musa'nın (A.S.) bulunmadığı yerde kavmini yaptığı buzağı heykeline taptırmağ...
Ses çıkarmayan ölü. * Hareketsiz. * Haksızlıklar karşısında gayrete gelmeyen, ölü gibi sükût eden.
Zehirleyen. Ağulu. * Sam Yeli denen öldürücü rüzgâr.
Tatsız bayat süt. * Tuzsuz ekmek.
(Samt. dan) Az konuşan. * Susmuş. Surat asarak susan.
(Samiûn) Dinleyiciler. * Bir nevi icraatta alâkadar olmayıp dinleyici olanlar, devam edenler.
Duyma, işitme duygusu, işitme kuvveti.
Sesi çıkmayan, sessiz. * Sağır ve dilsiz. * Katı ve son kaya. * Sağlam ve sert yer. * Belâ. * Zahmet, meşakkat.
Kalbin içi.