Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"SAHİB-FIRAŞ" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Cömertlik, el açıklığı, muhtaç olanlara çok ihsan etmek.(İhsan ihsandır. Eğer nev'e olsa; veya muhtaca ve fakire olsa, sahavet o vakit ta...
Gürültücü, patırtıcı.
Deniz kenarındaki kâşâne, büyük yalı.
(Sehv. den) Hata işleyen.
Hışım, hiddet, kızgınlık, gadap.
(Sahar - Saharat - Suhur) Kaya. Büyük taş. * Maden kütlesi. * Hazret-i Süleyman (A.S)'in mühürünü çalan ifrit.
Tâc, sâhibi, İncil'de mezkur Hz. Muhammed'in (A.S.M.) ismi.
Döğüp yumuşatma. Döğme, döğülme. * Kırma, kırılma. * Sürtme.
Câmi, yol, çeşme vs. gibi hayırlı işler yapıp bırakmış kimse. Hayrat sâhibi.
f. Bir şeyi sıkıca tutan.