Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"NEKABET-İ ULEMÂ" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
(Nekâde) (C.: Enkâd) Hayırsız olmak.
İki kelime veya mânâyı birbirine bağlayan kelime.
Hastalıktan yeni kalkıp henüz iyileşmiş, iyiliğe yüz tutmuş olmak hâli. Hastalıkla sıhhat arasındaki hâl. * Fehmetmek, anlamak, bilmek. *...
Yular. At gemi. * Ezâ, cefâ etmeğe ve işkence yapmağa yarayan şey.
(C.: Nukabâ) Halkın iyisi. * Kâhya. * Kefil. * Müfettiş, kontrolcü.
Göz yaşını yanağından parmağıyla silip gidermek. * Kuyudan su çekmek. * Arlanmak.
Dönme, vazgeçme, cayma.
(C.: Nekebât) şiddet, meşakkat. * Bir şeyin kesilmesiyle olan cerahat.
Kalkan dikeni üstündeki kızıl kap. * Her kırmızı olan şey.
(C: Nikât) Süngüyü yere vurmak. * Taan etmek, çekiştirmek.