BÜYÜK LÜGAT
- OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK
Menü
Menü
ANASAYFA
İLETİŞİM
58.000'den fazla kelime ile en kapsamlı Osmanlıca Türkçe sözlük
Osmanlıca Kelime Ara
Türkçe Kelime Ara
Ara
Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
nebha
ne demek?
nebha
kelimesinin anlamı nedir?
Yüksek, beyaz yer.
Benzer Kelimeler
nebale(t)
Zekâ, fazilet ve neciblik sâhibi olmak. * Büyüklük, azamet. * İyi olmak. * Cömertlik, elaçıklık. * Okçu, ok yapıp satan. Okçuluk.
nebl
Ok. Ok hazırlamak.
neberdgah
f. Savaş yeri, muharebe sahası.
neberd-pişe
f. Harb etmeyi sanat edinmiş kimse. Savaşçı.
nebean
Kaynayıp yerden çıkmak. Pınar suyunun çıkışı. Fışkırmak.(Demek ki şu enharın nebeanları, âdi ve tabiî ve tesadüfî bir iş değildir. Belki ...
nebk
Yazmak. * Husumet etmek, düşmanlık yapmak. * Düz etmek, düzleştirmek.
nebez
(C: Enbâz) Lâkab.
nebve
Uzaklaşmak. * Ok hedefe varamamak. * Bir yerin havasının mizaca uygun olmaması. * Kılıncın vurulan şeye saplanmayıp geri sıçraması. * Pek...
nebras
(Nibrâs) (C.: Nebâris) (Süryânice) Kandil. Çıra. Lâmba. * Mc: Nur merkezi.
neberd-azma
f. Çok muhârebelerde bulunmuş tecrübeli kimse.
Yorumlar
Yorum Yaz
hayır havlamak değil, yüksek yer anlamına geliyor
arapça havlamak mı demek
Ad Soyad
Yorum (*)
Yorumlarınız yayınlanmadan önce kontrolden geçirilecek ve uygunsuz bulunan yorumların onayına müsade edilmeyecektir.
Benzer Kelimeler
Zekâ, fazilet ve neciblik sâhibi olmak. * Büyüklük, azamet. * İyi olmak. * Cömertlik, elaçıklık. * Okçu, ok yapıp satan. Okçuluk.
Ok. Ok hazırlamak.
f. Savaş yeri, muharebe sahası.
f. Harb etmeyi sanat edinmiş kimse. Savaşçı.
Kaynayıp yerden çıkmak. Pınar suyunun çıkışı. Fışkırmak.(Demek ki şu enharın nebeanları, âdi ve tabiî ve tesadüfî bir iş değildir. Belki ...
Yazmak. * Husumet etmek, düşmanlık yapmak. * Düz etmek, düzleştirmek.
(C: Enbâz) Lâkab.
Uzaklaşmak. * Ok hedefe varamamak. * Bir yerin havasının mizaca uygun olmaması. * Kılıncın vurulan şeye saplanmayıp geri sıçraması. * Pek...
(Nibrâs) (C.: Nebâris) (Süryânice) Kandil. Çıra. Lâmba. * Mc: Nur merkezi.
f. Çok muhârebelerde bulunmuş tecrübeli kimse.