Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"NAZRAKÜNÂN" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Yılanın dilini çıkarıp hareket ettirmesi.
(C.: Nüzzâr) Nazar eden, bakan. * Bir idarenin veya dairenin umur ve işlerine bakan en büyük memur. Bir işin idaresine memur reis. * Kabi...
Nazara ve düşünceye ait. Yalnız görüş ve düşünce hâlinde bulunan ve tatbik edilmemiş hâlde olan bilgi.
Temiz, pâk, nazik.
(Nâzım. C.) Tanzim edenler, düzenleyenler, nizama koyanlar.
f. Gözle bakılan yer, bakış yeri. Göz önü.
f. Nazik kimseye yakışır şekilde, kibarlıkla, terbiyelice.
(C.: Enzâ) Boğaz.
Su çekme. Herhangi bir yer, çukur veya kuyudan bir şeyler çıkarma.
f. İnce, nazlı, zayıf, lâtif, hoş eda olan, nazlı yetişmiş, şımarık. Oynak. Nazik endamlı