Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"MANSUBÎN" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Kur'an-ı Kerim'deki âyetlerin anlaşılmasında bilinen muhtelif ma'nâlar. Zâhirî, bâtınî, sarihî, harfî, ismî, işarî, remzî, mecazî, mefhum...
En yüksek bakış yeri. Kudsi ve en yüksek manzara. Cennet manzarası, arş-ı azam.
Ağır şeyleri çekmek ve kaldırmak için vasıtanın dönen merkezine bir ucu takılıp döndürülen kol.
Sık yetişmiş ağaç. * Üstüste istif edilmiş.
Fr. Kendini idare edemeyen bir memleket ahalisini başka bir yabancı devletin idare etmesi. * t. Camız denen hayvan. Kömüş.
Belâ, musibet, felâket, âfet. * Noksan ve kusuru olan, ayıplanacak kadın.
yun. Süt ve süt ürünlerinin elde edildiği; süt veren hayvanların barındığı yer.
Nasbolunmuş, me'muriyete konulmuş. * Konulmuş, dikilmiş. * Gr: Sonu fetha (üstün) kılınmış kelime. Meftuh olan.
Mantığa göre. Mantıkça.
Misilsiz, benzersiz olan.