ma'siyyet ne demek? ma'siyyet kelimesinin anlamı nedir?

  •   İtaatsizlik, günah, isyan.(Mâsiyetin mâhiyetinde, bilhassa devam ederse, küfür tohumu vardır. Çünki, o mâsiyete devam eden ülfet peyda eder. Sonra ona âşık ve mübtelâ olur. Terkine imkân bulamıyacak dereceye gelir. Sonra o mâsiyetinin ikaba mucib olmadığını temenniye başlar. Bu hal böylece devam ettikçe küfür tohumu yeşillenmeye başlar. En nihâyet, gerek ikabı ve gerek dâr-ül-ikabı inkâra sebeb olur.Ve keza, mâsiyete terettüp eden hacâletten dolayı, o mâsiyetin mâsiyet olmadığını iddia etmekle o mâsiyete muttali olan melekleri bile inkâr eder. Hattâ şiddet-i hacâletten yevm-i hesabın gelmiyeceğini temenni eder.Şayet yevm-i hesabı nefyeden ednâ bir vehmi bulursa, o vehmi kocaman bir bürhan addeder. En nihayet nedâmet edip terketmiyenlerin kalbi küsufa tutulur, mahvolur gider. El-iyazü Billâh! M.N.)

Benzer Kelimeler

  •  ma'ruf

    Bilinen, tanınmış. Belli, meşhur. * Şeriatın makbul kıldığı veya emrettiği. * Adl, ihsan, cud, tatlı dil, iyi muamele. (Bak: Emr-i bi-l m...

  •  ma'tufun aleyh

    f. Bir rabt edatı ile kendisine bağlı olan kelime (Bak: Harf-i atıf)

  •  ma'dele(t)

    (Ma'dilet) Adalet eylemek. Hak ile hükmeylemek. * Adalet yeri.

  •  ma'hud(e)

    Vaad edilen. Söz verilen. Belli olan. * Mezkur, sözü geçen. * Mc: Fena bilinen kadın.

  •  ma'sara

    (Üzüm ve susam gibi şeylerin) sıkıldığı yer.

  •  ma'rız

    (Ma'raz. dan) Bir şeyin görünüp çıktığı yer. Bir şeyin bildirildiği, arzolunduğu makam.

  •  ma'rufat

    Bilinen şeyler. Şeriatın emrettiği hususlar.

  •  ma'bed-i fersude

    f. Eskimiş, yıpranmış mâbed.

  •  ma'rifetullah

    Masnuat-ı İlâhiyeyi ve Kur'âni hakikatleri tefekkür ve tahsil ile veya lütf-i İlâhi ile kalbi inkişâf ve basirete sâhib olmak. Esmâ-i İlâ...

  •  ma'mulat

    İmal edilmiş, yapılmış şeyler. Makine veya elle işlenmiş eşya.

"MA'SİYYET" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.

Yorumlarınız yayınlanmadan önce kontrolden geçirilecek ve uygunsuz bulunan yorumların onayına müsade edilmeyecektir.