Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"KİSVE" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
(Kısm) Bir parça, bölük, takım, kesim. * Kapalı avucunun alabildiği miktar.
"Kıyas et, buna benzet, bununla ölç!" mânalarına gelir ve bazı tâbirlerde geçer. Meselâ: (Ve kıs ala hâzâ: Bunun üzerine kıyas ...
(Kisf. C.) Kıt'alar, parçalar, kısımlar.
Bir aylık maaşın bir güne isâbet eden miktârı. * Çalışılmayan günler için kesilen para.
Mizan, ölçü. Büyük terazi. Kıyamet günündeki büyük terazi. * Mânevi değer ve kıymet ölçüsü. * En doğru tartan. * Taksit. Taksit ile ödene...
Bir yerde oturup kalan ve gideceği yere geç giden.
Fıkra. Hikâye. İbret verici hikâye. Vak'a. Mâcerâ. Rivâyet.
(C.: Ekyâs) Cepte taşınır küçük para kesesi. * Rahimde döl yatağı. * Bedendeki bâzı sıvıların toplandığı kese biçimindeki oyuklar.
f. Hikâye düzen kişi. Kıssacı, masalcı.
f. Hikâye ve kıssa anlatan.