Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"KEFARET" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Bir kimsenin ölmeyecek kadar olan nafakası.KEFALET : Kefillik. Bir kimse kendine âid bir işi yapamadığı veya borcunu ödeyemediği takdirde...
f. Ağızdan gelen köpük.
(Keffe) Terazinin bir gözü.
(C.: Küfur) Örtme, sarma, * Köy, karye.
Denklik. Denk olmak. Beraberlik. Bir şeye yeterlik. Küfüv oluş. * Fık: Evlenen erkeğin, alacağı kadına neseb, diyanet, hürriyet ve mal hu...
f. Sıkıntı, meşakkat, mihnet.
Huk: Bir kayıt ile bağlı olmıyan kefalet.
El çekme. Karışmama.
Vaz geçme, el çekme, çekinmek, men'etme, imtinâ etmek, sâkit olmak. * Avuç, el, avuç içi. * Nimet.
(Masdar gibi kullanılıyorsa da "keffâr" mübalâğa isminin müennesi olup, asıl mânası: örtücü ve imhâ edici demektir.) Bir mecbur...