kazur ne demek? kazur kelimesinin anlamı nedir?

  •   Temiz olmayan şeylerden sakınan kimse.

Benzer Kelimeler

  •  kaziye-i mahsusa

    Man: Mevzuu yalnız bir fertten ibaret olup da hüküm onun üzerine olan kaziyyedir. Buna Kaziye-i şahsiyye dahi denir. "İstanbul en bü...

  •  kaziye-i şartiyye-i münfasıla

    Man: Mahmulü birden fazla olmakla bu mahmulllerin biri elbette mevzua isnad olunmak lâzım geldiğine hükmolunan kaziyyedir. (Adet ya tekti...

  •  kaziye-i muhkeme

    Tam, sağlam hüküm. Temyizin tasdikinden geçmiş, değişmez hâle gelmiş mahkeme kararı ki, böyle bir karara mazhar olan herhangi birşey hakk...

  •  kazf (kazafe)

    (C.: Kızâf) İncelik, zayıflık.

  •  kaza-zede

    Kazaya uğramış, başına felâket gelmiş.

  •  kazib(e)

    Yalancı. Yalan söyleyen.

  •  kaziye-i külliye

    Man: Hüküm mevzuunun cemi efradına şâmil olan kaziyye. "İnsanların cümlesi nâtıktır" gibi.

  •  kazkaza

    Kemiği parçalamak.

  •  kazaen

    Kaza olarak, tesadüfen. İstemiyerek. Bilerek değil. Beklenmedik halde.

  •  kaziz

    Ufak taşlar, taş parçaları. * Topluluk, cemaat.

  •   Beyazıt Bilge Metin: Hikaye: İbrahim Edhem Allah ona rahmet etsin söyler: “Dilenci kavim kazurlara benzer.” der. “Kendi yüzlerini karartırlar başkasının yüzünü ağartırlar.” der ve yine İbrahim Edhem söyler: “Dilenci kavim iyi kavimdir. Ahirete azığımızı götürürler, kiramızı almazlar.” der (Kitab-ı Müstakim).
Yorumlarınız yayınlanmadan önce kontrolden geçirilecek ve uygunsuz bulunan yorumların onayına müsade edilmeyecektir.