Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"KAZİYE-İ SÂLİBE" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Arslanın, kemiği parça parça etmesi. * Yavuz arslan.
(A, uzun okunur) Dâvalara hüküm ve kaza eden. Şeriat kanunlarına göre dâvalara bakan hâkim. Kadı. * Yapan, yerine getiren.
(C.: Kavâzıb-Kızâb) Kesici, kesen.
Atmak. İftira atmak. Ehl-i namus bir kadına zina isnad etmek. Buna "kazf-ı muhsenat" da denir. (Bak: Kebair)
Fr. Sütte bulunan albüminli maddeler.
Sövdükleri söz. * Attıkları nesne.
Kazaya uğramış, başına felâket gelmiş.
Man: Aklın tarafeyni tasavvur ederken zihinde hâzır olan bir hadd-ı vasat vâsıtası ile nisbet-i hükmiyyeyi cezmen tasdik eylemesinden iba...
İhtiyacını gidermek. * Büyük abdest bozmak.
(C.: Kazurât) Pislik. * Mezbele, süprüntülük.