kaza ne demek? kaza kelimesinin anlamı nedir?

  •   Birdenbire olan musibet. Beklenmedik belâ.

  •  Vaktinde kılınmayan namazı sonradan kılmak.

  •  Allah'ın takdirinin ve emrinin yerine gelmesi.

  •  Hâkimlik, hâkimin hükmü.

  •   İstemeden yapılan zarar.

  •  Hükmeylemek, hüküm.

  •  Bir şeyi birbirine lâzım kılmak.

  •  Beyan eylemek.

  •  Ahdini yerine getirmek.

  •  Ödemek, edâ etmek.

  •  İcab.

  •  Ölüm. (L.R.)

  •   Şeriat hâkimi olan Kadı'nın hükümetinin hududu olan memleket. (Yâni, eskiden bir hâkimin şeriat şeriat namına da'valara baktığı memlekete "kaza merkezi" denirdi.)Fık: İnsanlar arasında vuku bulan dâva ve muhasamayı şer'î hükümler dairesinde fasletmek, halletmek.(Fetvanın kazadan farkı, mevzuu âmdır; gayr-i muayyendir, hem mülzim değil. Kaza ise; muayyen ve mülzimdir.)

Benzer Kelimeler

  •  kazaya-yı makbule

    (Bak: Kaziye-i makbule)

  •  kaziye-i hamliyye

    Man : Mahmulün (yâni, haberin), mevzua (yani mübtedaya) sübut veya nef'i ile hükmü hâvi olan kaziyye. Tabir-i diğerle: Mahmulün mevzua ka...

  •  kazf (kazafe)

    (C.: Kızâf) İncelik, zayıflık.

  •  kaz'

    Kesmek. * Kahretmek. * Çiğnemek. * Fuhşiyat söylemek. Sövmek.

  •  kaziye-i zanniye

    Man: Karineler ve emârelerden alınmış olan kaziyyeye denir ki; akıl galip zan ile hüküm eylerse de, onun nakzını dahi tecviz eder, bu cih...

  •  kazımün (kazımin)

    Öfkesini yenenler. Hırsını yenenler.

  •  kazal

    (C: Kuzul-Akzile) Başın arka tarafı.

  •  kaziye-i ma'dule

    Man: Selb, ya mevzuundan ya mahmülünden ikisinden cüz' olan, yâni kendinde hem isbat ve hem de nefiy kaziyyelerdir. "Nefs-i nâtıka g...

  •  kazze

    (C.: Kuzâ) Su üstündeki çörçöp. * Göze düşen çöp. * Gözün çapağı.

  •  kazm

    Kuru şeyler yemek. * Dişlerin etrafıyla bir şeyi ısırıp yemek.

"KAZA" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.

Yorumlarınız yayınlanmadan önce kontrolden geçirilecek ve uygunsuz bulunan yorumların onayına müsade edilmeyecektir.