Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"KASABAT" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Katılık. * Sıkıntı. İç sıkıntısı. * Kalb katılığı. (Bak: Kasavet)
(C.: Kasis) Devecilerin, azıklarını ve elbiselerini yüklettikleri deve. * Bir ot.
Eli kısa. Âciz, işten anlamaz, beceriksiz.
f. Noksan, eksik, kusur.
Putları kıran. (Hz. İbrahim'in A.S. lâkabıdır)
(C.: Kasim) Dikenden başka ot bitmeyen kumlu yer.
Kur'an-ı Kerim'in 28. Suresidir. Mekkîdir. (Kısas da denir.)
(C: Kasr-Kasarât) Boyun kökü. * Yoğun ağaç. * Gemilerin baş ve arka taraflarında güverteden daha yüksek yapılan güverte.
Mısırda dokunmuş keten bezi.
Leke çıkaran. * Çırpıcı, yıkayıcı.