Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"KASAB-ÜL FÂRİS" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Göz çukuru.
İstiyerek, kastederek, niyetle ve bile bile yapılan.
Haber vermek. Hikâye etmek, anlatmak. * Tetebbu' etmek. * Tıb: Göğüs kemiği. Göğüs ortası.
Göğüsle alâkalı. Sadrî.
Kazanç sahibi. Kazanmak için çalışan. Kesbeden. Marifet için çalışan.
(C.: Kasabât) Akciğerdeki nefes borularından herbiri. Bronş. * Küçük şehir. Çarşısı olan büyük köy. * Ahalisi beş-on bin raddelerinde ola...
(Ke's. C.) Kadehler, ke'sler.
Üşenme, tembellik etme. * Güç ve kuvvetin son sınırı. * Boğazı tutup nefes aldırmayan bir zahmet.
şeker tozu.
f. Kâseci, kâse yapan.