Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"KARANİTIS" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
İki hörgüçlü deve. * Arslan eniği.
(Karie. C.) Okuyan kadınlar. Kıraat eden kadınlar.
Kısa ayaklı ve çirkin yüzlü bir cins koyun. * Düz yuvarlak yer.
Lât. Basit olup kömürleşmiş hâlde bulunan bir temel unsur. Kömür. Billurlaşmış halde kömürleşmiş cisim.
(C.: Kavârir) Göz bebeği. Gözün siyah kısmı. * Şişe.
Bir insanın veya bir şeyin gülünç bir tarzda yapılan resmi. * Kaba, âdi ve mizahi resim.
f. Taş veya harçla yapılmış olan. * İş tutan, iş yapan.
Gözünün birisine sürme çekip diğerini unutan ve gömleğini ters giyen budala kadın.
Aynı soydan gelmek suretiyle olan asli hısım ve akrabalık.
f. İşbilir, uyanık.