Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"KANAATKÂRANE" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Başı büyük kişi.
(A, uzun okunur) Kanaat eden. Kendinde olan helâla razı olup, başkasının hiçbir şeyine göz dikmeyen. * Kanmış. İnanmış. Tatmin olmuş.
İnsan topluluğu.
(C.: Kavânin) Herkesin uyması için devletin teşri kuvveti tarafından konulan her türlü meşru nizam, kaide, emir, nehiy ve yasaklar. * Kaz...
(Kinaye. den) Dokunaklı ve iğneli söz söyleyen. Kinayeli konuşan.
f. Bir şeyin menbaı. * Kuyu. Kaynak. * Mâden ocağı. * Bir keyfiyetin. (niteliğin) bol olarak bulunduğu kimse.
f. Kanaat sâhibi. Kanaat edip az şeyle iktifâ eden.
Fr. Kışla, fabrika, mekteb gibi yerlerde bakkal veya aşcı dükkânı.
Yaşlı kimse, acuz.
Büyük burunlu kadın.