Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"KALLAVÎ" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Kuyu, çok eski zamandan kalmış kuyu.
(Ka, uzun okunur) Hususi bir biçim, bir şekil alması istenen bazı şeylerin konmasına mahsus araç. (Buz kalıbı, çizme kalıbı gibi) * Husus...
(Kalil. C.) Az şeyler, kaliller.
f. Kale tutan.
İçten, kalbden, yürekten, gönülden. Samimi olarak. Kendi kendine.
Tava kebabı. * Kavrulmuş.
Vücudun kan dolaşımı merkezi. Yürek. * Gönül. * Herşeyin ortası. * Bir halden diğer bir hale çevirme. Değiştirme. *İmanın mahalli. * Fuâd...
Boynumuza geçir, tak (manâsındadır).
f. Yazan, yazıcı, yazar, müellif. * Çizen. * Yazıda silinti yapan.
San'a şehrinde bir kilise.