Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"KABAHÂT" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Huk: Temyiz mahkemesinde görülebilecek olan dâvalar.
İnce belli, zayıf kadın. (Müz : Akbeb)
Kederli ve ıztırablı olma.
Kabzeden, tutan.
Tıb: Daha ziyade tükrük bezlerini şişiren bulaşıcı ve ateşli bir hastalık.
Kadı'nın (hâkimin) verdiği hüccet. * Toptan, götürü ile yapılan satış. * Yahudilerin kendi cemaatlarına verdikleri vergi.
Ateş parçası. * Ateş şulesi. * Öğretmek. * Öğrenmek.
Hüzünden ve gamdan dolayı, hali kötü ve kalbi kırık olmak.
Öğleden önce.
Ruhları kabzeden Hz. Azrail.