Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"KA'BERÎ" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Yürürken bir ayağını yere sürüyüp tozutmak.
Men'etmek, engel olmak. * Hapsetmek.
(Kâbe) Dünyanın en kudsi ma'bedi. Beytullah, Beyt-ül Ma'mur, Beyt-ül Atik. Bütün mü'minlerin ibâdet esnâsında yöneldikleri merkez. Dört k...
Büyük karınlı, kalın.
İki Kâbe. Mekke-i Mükerreme'deki Kâbe-i Muazzama ile, Kudüs'teki Mescid-i Aksâ.
Topuk kemiği, ayak bileği, aşık kemiği. * Mc: Şan, şeref, mecd, büyüklük. * Geo: Sekiz yüzlü, sekiz köşeli (mükâb) cisim.
şerefi ve kudsiyyeti pek yüksek Kâbe.
(C.: Kıâf) Ayağı sert olarak basmak. * Ayak ile toprağı yerinden koparıp küremek. * Kap içindeki suyun tamamını içmek. * Koparmak.
Ölüm, mevt.
İsteklerin ve emellerin yönelmiş olduğu yer.