Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"İNANGERDAN" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Kavuşturma, vâsıl etme, nâil etme, ulaştırma. * Yemin, kasem, and. * İhsanda bulunma, bağışta bulunma.
Uzaklaştırma.
f. Dizgin çeken, hasaplı giden.
Aşırı güzelliği ve câzibedarlığı ile hayret verme.
f. Yardım ve iyilik eden. Lütuf ve inayette bulunan.
Kap-kacak, tencere gibi lüzumlu ev eşyası. * Bir şeyin vakti gelip çatmak.
(İnayet. C.) İnayetler, iyilikler, lütuflar, ihsanlar.
Kızın büluğ çağına vardıktan sonra evlerinde evlenmeden çok durması.
Eşyanın hakikatlarını, varlığını inkâr eden bir zümre. (Bak: Sofizm)
Kucaklaşıp sarılma, muânaka.