Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"HAVAZ" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Çocuk doğuran kadına loğusa yemeği yedirmek. * Namaz kılan kimsenin, secde halinde iken, karnını uyluğundan yukarı tutması.
(Havâyic) İhtiyaçlar. Hâcetler. Gerekli ve lüzumlu şeyler.
Kumluktan alınmış bir miktar kum.
Hurma yaprağı satan kişi. * Hurma yaprağından zenbil yapıp satan kişi.
Havale suretiyle, havale olarak.
Tar: Süleymaniye Medresesini teşkil eden medreselerden beşinin müderrisine verilen ünvan. İlk zamanlarda havamis namı altında beş medrese...
Irak'ta bulunan Numân-ı Ekber denen biri tarafından binâ edilmiş olan bir köşk.
Zekâtın lüzumu için; bir mal üzerinden, bir sene geçmiş olması.
f. Yiyecek, azık.
Bir gözü beyaz, bir gözü siyah olan koyun.